İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI

İsim kişiye sıkı surette bağlı şahsi hak mahiyetindedir. Ada ilişkin hükümler TMK’da kişiler hukuku kısmında düzenlenmektedir. Adın değiştirilmesi de bu kanun hükümleri uyarınca mümkündür. Buna göre adın değiştirilmesi ancak haklı sebebe dayanılarak mümkündür.

HAKLI SEBEPLER

Yargıtay kararlarında karşımıza çıkan haklı sebepler; kişinin, akrabaları ve çevresi tarafından farklı adla tanınması, çağrılması, kişinin adının gülünç olması, toplumsal ahlak kurallarına aykırı olması, söylenmesinin güç olması, kişinin mensubu olmadığı dinin değerlerini taşıması, adın, bir suçla ya da kötü bir olayla bağlantılı olması olarak sayılabilir. Haklı sebepler bunlarla sınırlı olmayıp, kişisel duruma göre farklılık göstermektedir. Kişinin mevcut isminden rahatsızlık duyması dahi haklı sebep olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle haklı sebepleri sınırlayabilmek mümkün değildir.

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASINDA YETKİ

İsim değişikliği davasında yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. İsim değişikliği davasını kişinin kendisi veya vekalet verdiği avukat açabilir. Ergin olmayan küçükler için isim değişikliği davası ancak velisi veya vekalet vereceği avukat tarafından açılabilecektir. İsim değiştirme dava dilekçesinde davalı olarak Nüfus Müdürlükleri gösterilir.

DAVA DİLEKÇESİ

 İsim değişikliği dava dilekçesi diğer dilekçelere nazaran bir özellik arz etmez. Dilekçede isim değişikliği talebi haklı sebebini kanıtlayan belge niteliğinde delillere yer verildiği takdirde bunlar da dava dosyasına eklenir. Basit yazım hatalarından kaynaklanan isim değişikliği davalarında tanık dinlenmeden karar verilebilmesine rağmen, diğer haklı sebeplerden kaynaklanan isim değişikliği davalarında en önemli delili tanık delilleri oluşturur. Kişinin ailesi ve çevresi bu konuda tanık olarak gösterilir ve mahkeme tarafından gösterilen tanıklar dinlenir.

İsim ve soy ismi değiştirme davası, ilk celsede veya en geç ikinci celsede karara bağlanır. Dava mahkemeye göre değişmekle birlikte kısa süre içerisinde tamamlanmaktadır.

DAVA SONUCU

TMK md. 27 gereği, ad değişmekle kişisel durum değişmez. Yani, davacı tarafından açılan isim değiştirme davası sonucu kişinin kişisel durumu (medeni hali, doğum yeri, nüfusa kayıtlı olduğu yer vs.) değiştirilemez.

Erkek eş soyadını değiştirdiğinde eşinin ve yaşı 18’den küçük çocukların soyadı da değişir. Ad değiştirme davası kabul edildiği takdirde mahkeme; nüfus sicilinde gerekli değişikliğin yapılması için mahkeme kararını nüfus müdürlüğüne tebliğ eder.

İsim ve soyismi değişikliğinden zarar gören kimse TMK m.27 uyarınca isim değiştirme kararına itiraz edebilir. Buna göre adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.