Sık Sorulan Sorular

Siz Sordunuz Biz Cevapladık

Uluslararası hukuk, yabancılar hukuku ,şirketler hukuku ve vakıflar hukukunda özellikle ihtisaslaşan büromuz, bir çok hukuki problemle ilgili makale ve tezler yayınlayarak toplumun hukuki bilincini yükseltmeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda uluslararası hukuk ve devletlerin ulusal hukukuyla ilgili mukayese ve mütalaa çalışmaları yürütmekteyiz.


Takyidat belgesi nasıl alınır?

Takiydat belgesi tapunun ayrıntısını gösteren bir belge çeşididir. Taşınmaz üzerinde
şerh, ipotek, haciz, intifa hakkı, irtifak hakkı, şufa hakkı gibi takyidatları gösteren
belgedir. Yalnızca taşınmazın maliki tarafından alınabilen takyidat belgesi tapu sicil
müdürlüğünden veya e-devlet üzerinden
alınabilir. Bu belge ancak belirli bir miktar harç yatırılarak alınabilir. Harç; Ziraat
Bankası, HalkBank, İş Bankası, Vakıf Bank gibi bankalara yatırılır.

Uzun süreli taahhüt edilen abonelik sözleşmesi feshedilebilir mi?

TKHK m. 52/IV ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 22/I’e göre tüketici,
belirsiz süreli veya süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli süreli abonelik
sözleşmesini herhangi bir gerekçe gö
istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.

Abonelik sözleşmesi nasıl feshedilecektir ?

Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 22/IV’e gor̈ e satıcı veya sağlayıcı, abonelik
sözleşmesinin feshedilmesi ile ilgili bildirim ve taleplere ilişkin işlemleri yerine
getirmek üzere gerekli tedbirleri almak ve gerektiğinde uygun bir sistem kurup bu
sistemi kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür. Yon̈ etmelik m. 23/III’e gor̈ e satıcı
veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan
yöntemden daha ağır koşullar içeren veya tüketicinin sözleşmeyi feshetmesini
zorlaştıran bir yöntem belirleyemez.

Abonelik sözleşmesi, süresi bittikten sonra devam eder mi?Section

Süresi biten abonelik sözleşmesi ancak tüketicinin açık talep veya onayı varsa devam
eder. Böyle bir talep ve onay olmaksızın mal veya hizmet sunan satıcı bedel talep
edemeyecektir. Abonelik sözleşmeleri yönetmeliği m. 13/II ‘‘Sözleşme süresi sonunda
tüketiciden açık bir talep veya onay almadığı halde mal veya hizmet sunmaya devam
eden satıcı veya sağlayıcı, sunulan bu mal veya hizmet için hiçbir bedel talep
edemez.’’

Abonelik sözleşmesi fesih talebi, kaç gün içinde yerine getirilecektir?

Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği madde 24’e göre, satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin
fesih talebini, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç yedi gün içerisinde
yerine getirmekle yükümlüdür.
Aboneliğin belirlenen süreler içinde feshedilmediği durumlarda, bu sürelerin
bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi, tüketiciden herhangi
bir bedel talep edilemez.

Kira sözleşmesinin süresi bitince kiraya veren kiracıyı çıkartabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından sürenin dolması sözleşmenin kendiliğinden
sona ermesini sağlamamakta, kural olarak sadece kiracıya sözleşmeyi feshetme
imkanı verilmektedir( TBK m.347/I)

Kirayı ödemeyen kiracıyı kiraya veren çıkartabilir mi ?

Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme
borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa
etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.
Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür. Bu süre,
kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. (TBK
m.315)

Kiracının komşulara saygı yükümlülüğü var mıdır?

Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın
bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle
yükümlüdür.
Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı
işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde
sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde
ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle
sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Kiracının kiralanana zarar vermesi durumunda süre vermek gerekli midir ?

Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi,
kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu
yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile
komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle
sözleşmeyi hemen feshedebilir. (TBK m.316)

Belirli süreli kiralarda kiraya veren kiracıyı kira yılı bitiminde çıkartabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin bitmesi kiraya verene kiracıyı
çıkarma hakkı vermez. TBK m.347/I’ e gor̈ e; ‘‘Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı,
belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde
bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullara bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren,
sözleşme sur̈ esinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık
uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en
az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin
sözleşmeye son verebilir.’’ Yani konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin; ancak
12 senenin sonunda, 3 ay öncesinden bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilmesi
mümkündür. Bu bildiri yazılı şekilde yapılmalıdır.

Belirsiz süreli kiralarda sözleşme nasıl feshedilir?

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın
başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle
sözleşmeyi sona erdirebilirler (TBK m.347/II). Buna göre:
Kiraya veren de belirsiz süreli kira sözleşmesini feshedebilir. Ancak kiraya verenin
sözleşmeyi feshedebilmesi için kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren on yıl
geçmiş olması gerekir. Kiraya veren genel hükümlere göre fesih sürelerine ve usulüne
uymak zorundadır. Kiraya veren, yerel adette belirlenen kira döneminin sonu için veya
böyle bir adet bulunmuyorsa, altı aylık kira döneminin sonu için uç aylık fesih
bildirimine uyarak sözleşmeyi feshedebilecektir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih
bildiriminin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m. 348).

Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı sebebiyle kiracıyı çıkarması mümkün müdür ?

Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı sebebiyle kiracıyı çıkarması tahliye davası
açması şartıyla mümkündür. Tahliyenin gerçekleşebilmesi için gerekli şartlar şunlardır;
•Kiraya verenin kendisinin, eşinin, alt soyunun, üst soyunun veya kanun gereği
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kiralananı konut veya işyeri olarak kullanma
ihtiyacı olması gerekir.
• Kiralananın konut veya işyeri olarak kullanma ihtiyacı sebebiyle tahliye davasının
belirli süreli kira sözleşmesinin sona ermesinden ve belirsiz süreli kira
sözleşmelerinde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine veya fesih
bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten itibaren başlayarak bir
ay içinde açılmış olması gerekir.

Yeni malik kiracıyı çıkartabilir mi ?

Yeni malikin konut ve işyeri gereksinimi sebebiyle tahliye davası açması mümkündür.
TBK m.351’de düzenlenmektedir.Bu hükmün uygulanabilmesi için gerekli şartlar
şunlardır:
• Bir kimsenin kiradaki taşınmazın mülkiyetini sonradan edinmiş olması gerekir.
• Yeni malikin, kendisinin, eşinin, alt soyunun, üst soyunun veya kanun gereği
bakmakla yükümlü olduğu diğ
şilerin konut ya da işyeri ihtiyacının ispatlanmış
olması gerekir.
• Yeni malikin edinme tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim ile konut ya da
işyeri ihtiyacı dolayısıyla kiralananı tahliye etmesini talep etmesi gerekir.
• Yeni malikin edinme tarihinden itibaren altı ay sonra tahliye davası açmış olması
gerekir.
• Yeni malik kira konusu taşınmazı edinme tarihinden itibaren altı ay sonra tahliye
davası açma yerine, dilerse ihtiyaç sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını,
sözleşme bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

Kiralananın imarı için kiracı tahliye edilebilir mi ?

Kiralananın yeniden inşa ve imarı da TBK m. 350/ b. 2'ye göre, tahliye sebebidir. Bu
hükme göre tahliyesin gerçekleştirilebilmesi için;
• Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, geniş
değiştirilmesi gerekli olmalıdır.
• Yapılacak inşa ve imar faaliyeti esnasında taşınmazın ic
çalışmanın olanaksız hale gelmesi gerekir. Kiralananın yeniden inşa veya imarı
amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi sebebiyle tahliye davasının
belirli süreli kira sözleşmesinin sona ermesinden ve belirsiz süreli kira sözleşmelerinde
kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine veya fesih bildirimi için öngörülen
sürelere uyularak belirlenecek tarihten itibaren başlayarak bir ay içinde açılmış olması
gerekir.

Tahliye taahhüdü ile kiracıyı çıkartmanın şartları nelerdir ?

Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir
tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira
sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak
suretiyle sona erdirebilir (TBK m. 352/1). Bu hükme göre, tahliye taahhüdü sebebiyle
tahliye davasının açılabilmesi için gerekli şartlar şunlardır:
• Tahliye taahhüdünü bizzat kiracının yapması gerekir.
• Tahliye taahhüdünün yazılı olması gerekir. Tahliye taahhüdünün kiralananın
tesliminden sonra verilmiş olması gerekir.
• Kiraya verenin tahliye taahhüdünde gösterilen tarihten başlayarak bir ay içinde
icraya başvurması veya tahliye davası açması gerekir.

Kira sözleşmesi ile aynı gün imzalanan tahliye taahhüdü geçerli midir?

TBK m.352/1’ in açık hükmü gereği kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye
taahhüdü geçersizdir. Ancak kiralananın teslim edilmesinden sonra yapılacak tahliye
taahhüdü geçerlidir. Kanun koyucu bu sayede tahliye taahhüdü imzalamak konusunda
baskı altına alınarak kiracının mağdur edilmesini önleyerek kiracıyı korumayı
amaçlamıştır.

Haklı ihtar nedir, haklı ihtar sebebiyle kiracının tahliyesinin şartları nelerdir ?

Kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinden bir diğeri ise kiracının kira bedelini
zamanında ödememesine bağlı olarak iki haklı ihtar sebebiyle tahliyedir. TBK m. 352/I’
e göre tahliyenin yapılabilmesi için;
• Kiracıya kira bedelini ödememesinden dolayı haklı ihtar yapılmalıdır.
• İhtarın yazılı olması ve hangi vadeye ait kira parasının istendiğinin belirtilmesi
gerekir.
• Bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira dönemi içinde, bir yıl ve daha uzun
süreli kira sözleşmelerinde ise kira yılı veya bir yılı aşan süre ic
yapılmış olması gerekir. İhtarın bir kira yılı içinde farklı aylara ait olması gerekir.
• Kira süresinin sonunu takip eden bir ay içinde tahliye davası açılmış olması gerekir

Kiracının kendine ait başka konutu olması tahliye sebebi midir?

Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediyesi sınırları içinde
oturmaya elverişli bir konutunun bulunması hali de tahliye sebeplerindendir. TBK m.
352/IIl’ e göre tahliyenin istenebilmesi için;
• Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediyesi sınırları içinde
bir konutunun bulunması gerekir. Burada bir hususu vurgulamak gerekir; Kanun, aynı
ilçe veya belde belediyesi sınırları içinde dediği için büyükşehir belediyesi sınırları
içinde kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin oturmaya elverişli konutu olması tahliye
sebebi değildir. Örneğin U
elverişli evi olduğu gerekçesiyle tahliye davası açılamaz.
• Konutun kiracının kullanmasına elverişli durumda bulunması gerekir.
• Kiraya verenin kira sözleşmesinin kurulması sırasında bu durumu bilmemelidir.
• Kiraya verenin sözleşmenin bitmesinden başlayarak bir ay içinde tahliye davası
açması gerekir.

Taşınmaz satış vaadi nasıl düzenlenmelidir?

TBK m. 237/ f. II hükmüne göre tas ̧ınmaz satış vaadi sözleşmesi, resmî şekilde düzenlenmedikçe
geçerli olmaz. Noterlik Kanunu’nun 60’ ıncı maddesinin üçüncu ̈ bendinde, taşınmaz satış vaatlerine
ilişkin resmî senetleri, noterlerin düzenleyebileceği hükmüne yer verilmiştir. Noterde yapılacak olan
taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Tarafların önceden hazırladığı
sözleşmenin noter tarafından onaylandığı hâllerde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi geçersizdir.
Ayrıca taşınmaz satış sözleşmesi yapabilen tapu müdürlükleri evleviyetle taşınmaz satış vaadi
sözleşmesini yapabilecektir.

Noterde düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi geçerli midir ?

Tapu Kanunu m. 26 uyarınca taşınmaz satış sözleşmesi, tapu sicil memurları tarafından düzenlenir.
Taşınmaz satış sözleşmesinin noter tarafından düzenlenmesi hâlinde, söz konusu sözleşme şekil
eksikliği nedeniyle geçersizdir. Söz konusu sözleşme, tas ̧ınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde
olmamasına rağmen, taşınmaz satış vaadinin şekil ve esasa ilişkin şartlarını içerisinde
bulundurduğundan geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinin, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine tahvil
edilebilecektir.

Taşınmaz satış vaadinde vaat borçlusu taşınmazın devrini yapmadığı durumda hukuki imkanlar nelerdir ?

Taşınmaz satış vaadinde vaat edenin, iradesi veya vaat edilenin talebi üzerine, taşınmaz satış
sözleşmesini yaptığı hâllerde, sözleşme sonlanır. Vaat edenin, tası̧ nmazın satışını yapmadığı
hâllerde ise, vaat edilen hukuki yollara başvurabilecektir. Vaat edenin edimini yerine getirmediği
hâllerde, vaat edilen TMK m. 716 uyarınca tescile zorlama davası açabilir. Mahkemenin vermiş
olduğu karar sonucunda, taşınmazın mülkiyeti, vaat edilene geçecektir.

İsim değişikliği davasında davalı taraf kimdir ?

İsim değişikliği dava dilekçelerinde davalı taraf olarak kişinin anne babasının gösterilmesi yönünde
yaygın bir yanlış bilgi bulunmaktadır. İsim değişikliğinde davalı taraf nüfus müdürlükleridir.

Boşanmalarda çocuğun velayeti kusurlu olmayan tarafa mı bırakılır?

Velayetin boşanmada kusursuz olana verileceği yönünde bir kural veya zorunluluk
yoktur. Boşanmış eşlerin ortak çocuklarının velayetinin kimde olması gerektiği
konusunda temel hareket noktası çocuğun yüksek yararının hangisinde olduğunda
yatmaktadır. Hakim, velayetin bırakılacağı tarafı tespit ederken, ana ve baba
bakımından gerek sosyal ve ekonomik yönden gerekse de kişisel özellikleri açısından
inceleme yapmak ve uzman bilirkişilerden görüş almak; çocuğun yaşı, cinsiyeti,
eğitim durumu gibi özelliklerini irdelemek ve eğer çocuk yeterli idrak gücüne sahip
ise çocuğun isteklerini göz önünde bulundurmak hatta olgunluğuna göre çocuğun
görüşüne ağırlık vermek durumundadır.

Yabancılar vergi numarasını nasıl alır?

Yabancılar İçin Potansiyel Vergi Kimlik Numarası vergi dairesine gitmeden interaktif
vergi dairesi kullanılarak çevrimiçi alınmaktadır. Yabancılar için Potansiyel Kimlik
Numarası Alma Adımları:
1) http://ivd.gib.gov.tr adresine girin.
2) Yabancılar İçin Potansiyel Vergi Kimlik Numarası linkine tıklayın
3) Ekrandaki formu eksiksiz doldurun
4) Pasaportunuzun resimli sayfasının fotoğrafını ekleyin. (max.1MB)
5) “Tamam” butonuna basın.
Pandemi şartları dolayısıyla yalnızca çevrimiçi talep alınmakta, Vergi Daireleri yalnızca
çevrimiçi başvuru sırasında tüm bilgiler doğru girilmesine rağmen “Kimlik ve pasaport
bilgilerinizin doğruluğu sağlanamadı.” uyarısı alan kişilerin başvurularını kabul
etmektedir.

Yabancı ülkede düzenlenen vasiyetname mahkemece dikkate alınır mı ?

Yabancı ülkede düzenlenen vasiyetname , doğrudan Türk mahkemelerine ibraz edilerek vasiyetnameye göre
mirasçılık belgesinin düzenlenmesi istenebilir. Yabancı ülkede düzenlenen vasiyetnamenin Türkiye'de sonuç
doğurabilmesi için Türk konsolosluğu tarafından onaylanmış olması veya apostil şerhini içermesi gerekir.

Suriye vatandaşları gayrimenkul alabilir mi ?

Suriye idari makamları tarafından Suriye’de yaşayan Türk vatandaşlarının mallarına
yönelik bir takım kısıtlamalar getirilmesi üzerine, Bakanlar Kurulu’nun 1062 sayılı
Kanun’a dayanarak çıkardığı kararnameler ile Suriye vatandaşlarının Türkiye’deki
taşınmaz mallarına el koyulmuştur. Söz konusu kararnameler sırasıyla 1939, 1942,
1957 ve 1966 yıllarında çıkarılmıştır.
6302 sayılı kanun ile değişik Tapu Kanun’nun 35 maddesi uyarınca cumhurbaşkanı
kararı ile ülkemizde taşınmaz edinebilecek ülke vatandaşları arasında Suriye
bulunmamaktadır. Mevcut durumda Suriye uyruklu kişilerin Türkiye’de kendi adlarına
taşınmaz edinme imkanı yoktur.

Miras bırakanın Türkiyede bulunan mallarına hangi ülke hukuku uygulanır ?

Yabancı unsurlu miras davalarında uygulanacak hukuk MÖHUK m. 20’de du ̈zenlenmiştir. Hükme
göre, miras ölenin millî hukukuna tâbidir ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk
hukuku uygulanır. Türkiyede bulunan taşınmazlar bakımından Türk mahkemelerinin münhasır

yetkisi bulunmaktadır. Ayrıca terekede Türkiye’de bulunan taşınmaz mal ya da mallar olduğunda
mirasçılık belgesi düzenlenirken Türk hukukunda yabancıların Türkiye’de taşınmaz mal edinmesine
dair Tapu Kanunu ve sair kanunlarda yer alan sınırlamalara uyulmak zorundadır. Bu sınırlamar
hakkında detaylı bilgi için bakınız. Yabancıların Taşınmaz Edinimi

Bonoda bulunması zorunlu şartlar nelerdir?

TTK MADDE 776- (1) Bono veya emre yazılı senet;
a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet
Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı
olarak kullanılan kelimeyi,
b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,
c) Vadeyi,
d) Ödeme yerini,
e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
f) Düzenlenme tarihini ve yerini,
g) Düzenleyenin imzasını,
içerir.
Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.
Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda
düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan
yerde düzenlenmiş sayılır.
Bu zorunlu unsurları içermeyen senet, bono sayılmaz, geçersizdir.

Maldaki ayıptan satıcı kaç sene sorumludur?

Satıcının sorumluluğu belli bir süre ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırlama TKHK 12
maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin
zamanaşımı süreleri yer almaktadır. Söz konusu kanun maddesinin birinci fıkrasında
satıcı sözleşme ile daha uzun bir süre sorumlu olmayı üstlenmemişse, ayıplı maldan
sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslimi tarihinden
itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulmuştur. İkinci el satımlarda satıcının
sorumluluğunun en az bir yıl olduğu düzenlenmiştir. Ayıbı tüketiciden ağır kusur ya da
hile ile gizleyen satıcı ayıptan her zaman sorumludur, zamanaşımı süresinden
faydalanamaz.

Maldaki ayıbın satıştan önce bulunduğunun ispatı külfeti kime aittir?

TKHK 10 maddeye göre, teslim tarihinden itibaren altı ay ic
ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının
ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdas
uygulanmaz. Tüketicinin ayıptan doğan haklarını kullanabilmesi için gözden geçirme
ve bildirim yükümlülüğü de yoktur.

Aradığınız Cevabı Bulamadınız mı?