TÜKETİCİ HAKLARI

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. Maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişilerdir. Tüketicilerin, kamu tüzel kişileri de dahil ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişiler ile kurdukları her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemidir. Tüketiciler bu sözleşme ve hukuki işlemlerin zayıf tarafını oluşturmaktadır ve bu durum tüketici mağduriyetlerine neden olmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile bu mağduriyetlerin ortadan kaldırılması
amacıyla düzenlemeler yapılmıştır.

Haksız Şartlar ve Genel İşlem Koşulları

TBK m. 20’ye göre, “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir”. Türk Borçlar Kanunu’na göre sadece genel işlem koşulları denetlenebilir. TKHK m. 5 müzakere konusu yapılmamış bütün sözleşme koşullarını, genel işlem koşulları içinde yer alsın almasın, denetime tabi tutmakta ve tüketiciyi korumaktadır. TKHK m. 5 hükmünün uygulanabilmesi için bir tüketici sözleşmesinin mevcudiyeti ve bu tüketici sözleşmesinde müzakere konusu yapılmamış sözleşme koşullarının varlığı gerekmektedir.

TBK m. 21’e göre, “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.”. Genel işlem koşullarının tüketici sözleşmesinin bir parçası olabilmesi için, satıcının tüketiciyi genel işlem koşulları kullanıldığı hususunda açıkça uyarması, tüketiciye bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlaması ve tüketicinin de bu koşulları kabul etmesi icap eder.

TBK m. 21 f. 1’in öngördüğü şartlar gerçekleşse bile, şaşırtıcı hükümler sözleşmenin bir parçası olamaz. Zira tüketicinin kabul beyanı, şaşırtıcı hükümleri kapsamaz. TBK m. 21 f. 2 şu hükmü öngörmektedir: “Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.” TBK m. 21 f. 1 ve 2’de öngörülen koşullara uyulmazsa, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı düzenlenmektedir. Ayrıca TBK m. 22, “Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi” başlığı altında şu hükmü öngörmektedir: “Sözleşmenin
yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.”

TKHK m.5 hükmü gereği sözleşme şartlarının tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır olması gerekir. TKHK m.5 f. 4’de belirsizlik ilkesi öngörülmektedir: “Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır.” Ayrıca belirsizlik ilkesi TBK m. 23’te, genel işlem koşullarının yorum denetimi açısından düzenlenmektedir: “Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.”

Ayıplı Mal

TKHK’ye göre mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, ifade eder. Ayıplı mal ise tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal, olarak tanımlanmıştır. Ayrıca ayıplı mal, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar olarak TKHK m.8’de tanımlanmıştır.
Maddi ayıplar, ancak hizmetin maddi açıdan somut bir nesne üzerinde gerçekleşmesi halinde söz konusu olabilir. Hukuki ayıp, hizmet yoluyla sağlanan maldan yararlanma ve tasarruf imkanını ortadan kaldıran veya sınırlayan kamu hukuku kaynaklı sınırlamalardır. Ekonomik ayıp ise, tüketicinin, hizmetin ilgili olduğu maldan beklediği tarzda gelir ve verimin sağlanmamasıdır.

Zamanaşımı Süreleri

Satıcının sorumluluğu belli bir süre ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırlama TKHK 12. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süreleri yer almaktadır. Söz konusu kanun maddesinin birinci fıkrasında satıcı sözleşme ile daha uzun bir süre sorumlu olmayı üstlenmemişse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulmuştur. Ancak bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıl olarak belirlenmiştir. Söz konusu zamanaşımı süresi taşınmazın teslimi anından itibaren işlemeye başlayacaktır. İkinci el satımlarda satıcının sorumluluğunun en az bir yıl olduğu, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise en az üç yıl olduğu belirtilmiştir. Satıcıların ayıbı tüketiciden ağır kusur ya da hile ile gizlemesi durumunda zamanaşımı süresinden faydalanamayacağı hüküm altına alınmıştır.

TKHK 10. maddeye göre, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. Tüketicinin ayıptan doğan haklarını kullanabilmesi için gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü de yoktur.

Ayıplı Mal Satın Alan Tüketicinin Seçimlik Hakları

Ayıplı bir malı ayıplı olduğunu bilmeden satın alan bir tüketicinin kullanabileceği seçimlik haklarının neler olduğu TKHK’de düzenlenmiştir. Tüketicinin ayıplı maldan dolayı tercih edebileceği dört seçimlik hakkı bulunmaktadır. Bunlar:
1- Satılan malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı,
2- Satılan malı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme hakkı,
3- Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılan malın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı,
4- İmkan varsa, satılan malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkıdır.
Tüketicinin bu dört seçimlik hakkından dolayı öncelikli sorumluluk satıcıya ait olsa da, “ücretsiz onarım” ve “malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi” haklarını üretici veya ithalatçıya karşı da yöneltebilir.